Tehdit

Bu ülkenin tehdit edilmesi asla kabul edilemez. Bunu yapanların resmi olarak tanınan bir yapı olmalarına da müsade edilmemelidir.

. kategorisine gönderildi

Açık Kaynak Kodu

Türkiye geliştireceği işletim sistemlerini açık kaynak kodlu olarak insanlığa sunabilir. Bu işletim sistemleri ortak olmak isteyen ülkelerle birlikte geliştirilebilir. Zaten hali hazırda açık kaynak koduna sahip işletim sistemleri mevcuttur. Bu sistemler son kullanıcıya uygun hale getirilip en son teknolojiyle güncel kalacak şekilde dünyaya hazır bir paket olarak sunulabilir.

Akıllı cihazlar ve kişisel bilgisayarlar bu yeni işletim sistemleriyle özgürleştirilebilir.

Türkiye kendi veri güvenliğini garanti altına alacağı gibi diğer ülkelerle de bu konuda ortak çalışabilir, onların da verilerinin güvenliğini sağlayabilir.

Bu konuda gerekli istişareler yapılıp bir an önce insanlığa hazır, kullanılabilir, son teknoloji alternatifler sunulmalıdır.

Bunun dışında Türkiye kendi verilerini ve mahremiyetini korumak için gerekli yasaları çıkarmalı ve kapalı kaynak kodlu sistemlerden ülkeyi arındırmalıdır.

. kategorisine gönderildi

Veri Güvenliği ve Mahremiyet

Türkiye devletin ve vatandaşlarının veri güvenliğini tereddütsüz ve kesin bir şekilde sağlamalıdır. Türkiye’nin neredeyse tüm verilerinin yabancı şirketlerin elinde olmasına müsade edilemez.

Türkiye bir an önce kişisel bilgisayarlar, akıllı cihazlar için kendi işletim sistemlerini geliştirmeli, yabancı işletim sistemlerinin ülke içinde kullanımı engellenmelidir.

Türkiye tüm verisini yerli yazılımlarla yurt içinde depolamalı, verileri kendi sistemleri içinde işlemelidir.

Türkiye yapay zeka çalışmalarında da tam bağımsızlığı olmazsa olmaz bir hedef olarak belirlemelidir. Yapay zeka ile ilgili bilinen ve potansiyel tüm sistemleri kendi geliştirmelidir.

Son zamanlarda ortaya çıkmış yapay zeka dil modelleri uzaktan izlenmemeli, hiç vakit kaybetmeksizin buna muadil sistemler geliştirilmeye başlanmalıdır. Bu sistemlerin bir benzerinin hemen birkaç ay içinde yapılmasının ve hizmete sunulmasının önünde ne engel vardır? Yapay zeka hiç vakit kaybetmeksiin Türkiye’nin kendi uygun gördüğü veri setiyle eğitilmeli, Türkiye’nin kendi geliştirdiği yapay sinir ağlarına dayalı istatistiksel modellerle eğitilmeye başlanmalıdır. Anlaşıldığı kadarıyla bu sistemler veri setinden elde edilen istatiksel sonuçlara, yapay sinir ağlarında istatistiksel ağırlığa bağlı olarak ulaşılan bilgilerin derlenip sunulmasına dayalıdır. Bu da veri setiyle bu işi yapacak algoritmaların sürekli olarak geliştirilmesi gerektiği sonucunu ortaya koymaktadır. Bu geliştirme sürecinde geri kalınmamalıdır. Biraz geriden geliyor olmak önemsenmemelidir. Geliştirme süreci içinde meydana gelecek gelişmeler bu durumu bir şekilde değiştirebilecek potansiyeli ortaya koyacaktır.

Gerek bu eğitme süreci gerekse veri setinin geliştirilmesi süreci için insan kaynağına ihtiyaç vardır. Türkiye’de bu işlerin nasıl yürütüleceğini bilen çok yetenekli insanlar mevcuttur. Bu insanlara bu iş için ihtiyaç duyacakları insan kaynağını yetiştirmek için ne yapılması gerektiğini sorarak işe başlanmalı, ardından ihtiyaç duyulan diğer her türlü imkan bir an önce verilerek bu işler vakit kaybetmeksizin başlatılmalıdır.

Türkiye’nin veri güvenliğini sağlayıp mahremiyetini korumaktan başka kabul edilebilir bir alternatif yoktur.

. kategorisine gönderildi

Yapay Zeka

Başkaları için veri kaynağı olmayı bırakıp, kendi işimizi kendimiz görmeliyiz.

. kategorisine gönderildi

Eski Alışkanlıklar

Türkiye tüm eski alışkanlıklarından kurtulmalıdır. Artık bir gereği olmayan şeyler terk edilmelidir. Bunlara önem atfedilmemelidir. Memnun edilmesi gereken sadece Allah’tır.

. kategorisine gönderildi

Ana Ekran

Ana ekran 4×5+4 şeklinde fabrika çıkış ayarı olarak dondurulmuş bir şekilde sunulabilir. Fonksiyonların yeri ve çeşidi bundan farklı olarak sabitlenebilir.

İnsanın uzuvlarının yeri değişmiyor.

. kategorisine gönderildi

Yapay Zeka

Sadece talimat vererek bir görüntüden bir film oluşturabilecek noktadayız.

. kategorisine gönderildi

Ürün Geliştirme

Daha önce verilmiş tavsiyeler istenilen sonucu almak için yeterli olmaktan çok uzak, asıl gerçeğin nihayetinde altında ezilecek küçük etkilere sahip olabilir. Bu tavsiyelerin ötesinde sonuç almaya engel büyük bir sebep var.

Tavsiyelerin dışında zaten olacakların olmasının zamanı da gelmiş. Bir şeyler hemen olsun arzusu acele ettiriyor ama zaten vakit tamam. Her şey hazır. Verilen tavsiyeler zaten hazır olanı önden haksızca sahiplenme çabasına benziyor.

. kategorisine gönderildi

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan meselesinde ayrılık tartışmaları bir kenara bırakılarak bir an önce tamamen özgür bir ortamın sağlanması öncelik haline getirilmelidir. Din ve ifade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü hiç vakit kaybetmeksizin sağlanmalı İslam ve Çin’in geleneksel kültürünün bir arada harmoni içinde yaşayabileceği gösterilmelidir. Doğu Türkistanlıların din ve ifade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, aile kurma, etnik kimliğini korumak gibi temel özgürlükleri sağlandıktan sonra Çin genelinde tüm vatandaşların tabi olduğu kurallara ve hukuka eşit olarak tabi olmalarının önünde herhangi bir engel yoktur. Din ve ifade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, aile kurma, etnik kimliğini korumak gibi temel özgürlükler herhangi bir Çin vatandaşının da temel haklarıdır. Bu perspektiften bakıldığında yapılması gereken tüm vatandaşlar arasında bu hakların ayrımcılık gözetilmeden sağlanmasıdır. Bu şartlar sağlandıktan sonra ve bu şartlar altında İslam’ın yayılmasını önlemek veya bir etnik grubun nüfusunu baskılamak maksadıyla vatandaşlar arasında ayrım gözetilmesi kabul edilemez. Bir Avrupalının kendi ülkesinde sahip olduğu hakların benzerinin sağlanması bu kadar zor olmamalıdır. Bir an önce endişe ve geleceğe ait kaygılara dayalı bir gruba yönelik baskıcı politikalardan vazgeçilmeli, insanları ve mevcut durumu olduğu gibi kucaklayan bir bakış açısıyla olaylara yaklaşılmalıdır.

Zorla kültür ve etnik kimlik dayatılması, anadilin yasaklanması ve baskılanması, zorla din dayatılması insan tabiatına ve yaratılışına aykırı olup kabul edilmesi de mümkün değildir.

. kategorisine gönderildi

Soykırım

Demek kendi yaptıklarınızı yok sayıp Türkiye’yi soykırım yapmakla suçlayacaksınız öyle mi?

. kategorisine gönderildi

Pozisyon

Türkiye’nin diğer ülkelerle, BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü gibi oluşumlarla olan ilişkileri herhangi başka bir ülke ya da örgütün çıkarlarına, tehdit algısına ve perspektifine göre değil Türkiye’nin vizyon ve prensiplerine göre belirlenmelidir. Türkiye’nin potansiyelinin tam olarak kullanılabilmesi için başta Çin ve Rusya olmak üzere diğer ülkelerle, BRICS, ŞİÖ gibi örgütlerle münasebetlerin hızla, olabilecek maksimum seviyeye çıkarılması yerinde olacaktır.

Herhangi bir dış etki nedeniyle dünya ile potansiyel ilişkilerin geliştirilmemesinin peşinen Türkiye’nin kabiliyetlerine ve iradesine ket vurulduğunun kabul edilmesi anlamına geldiği dikkate alınmalıdır. Türkiye küresel barışın, adil bir sisteme dayanan ülkeler arası serbest ticaretin, dünya genelinde tüm insanların insanlığın binlerce yıllık birikiminin sonucu olan refahtan mümkün olan en üst seviyede yararlabilmesinin esas alındığı bir gelecek perspektifine sahiptir ve dolayısıyla dış politikasını da bu doğrultuda şekillendirmelidir.

Türkiye’nin ilişki içinde olduğu bazı ülke ve örgütlerin tanımladığı, sadece bu ülke ve örgütlerin refahlarını ve çıkarlarını esas alan, dünya barışı ve insanlığın refahını kendisine tehdit olarak gören, Türkiye’nin potansiyelini kullanmaması karşılığında sürdürülen, Türkiye’nin göstermelik az bir menfaate karşılık bekletildiği ve kontrol altında tutulduğu ilişki biçimine artık son verilmelidir. Türkiye insanlığın refahını ve dünya barışını merkeze alan perspektifini paylaşan samimi tüm ülkelerle işbirliğini dış etkilerden tamamen bağımsız bir şekilde geliştirmelidir. Bu hedef doğrultusunda Türkiye’nin yaptığı eylemler nedeniyle Türkiye’yle ilişkilerini kesmek veya yaptırımlarla Türkiye’yi tehdit etmek gafletinde bulunacak olanlar olursa bunlara gereken karşılık beklenmeden verilmelidir. Zira beyan edilen hedefler aynı iken eylemler söylemlerle çelişmektedir. Türkiye beyana değil gerçeklere göre hareket etmelidir.

Türkiye kendisi ile aynı vizyonu paylaşan diğer ülkeleri de bu istikamete davet etmeli ve dünya genelinde merkez konumuyla bu ideale liderlik etmelidir.

. kategorisine gönderildi

Borçları Tekrar Değerleme

Türkiye’nin mevcut şartları nedeniyle artan para emisyonu ve enflasyon karşısında erimiş ve neredeyse yok olmuş borçların tekrar yapılandırılmasının önünde herhangi bir engel görünmemektedir. Borçların altın veya uygun başka bir endeks baz alınarak tekrar yapılandırılması, bu şekilde toplumun tamamının hakkıyla birilerinin haksız servet edinmesinin önüne geçilmesi yerinde olacaktır.

Bu şekilde haksız servet ediniminin geriye doğru engellenerek adaletsizliğin giderilmesi neticesinde bozulmuş borç mekanizmasının ve fiyatlandırmaların da düzelmesi umulabilir.

Kredi kartı ile yapılan faizli işlemler veya kredi kullanımı sayesinde elde edilen enflasyon farkı kaynaklı zenginleşmeler geriye dönük olarak geri alınmalıdır. Bundan sonra verilecek kredileri kullanacak kişiler de bu durumla karşılacaklarını bilmelidirler.

Ancak geçmişten gelen kötü alışkanlıklar nedeniyle bu uygulama geriye dönük hayata geçirildiğinde haksız servet edinmeye alışmış olanların büyük bir tepki verebilecekleri gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle toplum psikolojisinin bu adaletin sağlanması için bir an önce hazırlanmaya başlanması, elde ettikleri kazancın kendilerine ait olmadığının anlaşılması için çalışma yapılması, altın veya çalışma saati karşılığı olarak eriyen ve servetlerine haksız yere eklenmiş paranın tüm topluma ait olduğunun anlatılması yerinde olacaktır.

. kategorisine gönderildi

Rusya Pazarı

Rusya pazarından çekilen bazı Avrupalı firmaların tekrar Rus pazarına dönüş yapacağı ifade edilmişti. Burada soru şu: Yaptırım niyetiyle çıkış yapan bu firmalar geri gelmek istediklerinde neden tekrar kabul edilsinler? Aksine henüz çıkış yapmamış olan firmalar varsa bunların da Rus pazarından çıkartılmaları gerekmez mi?

. kategorisine gönderildi

Faiz Sisteminde Borç

Mevcut sistemde para hacmi arttıkça enflasyon meydana gelmekte bu nedenle paranın alım gücü düzenli olarak azalmaktadır. Böyle bir sistemde yoktan para oluşturularak verilen borçlar zaman içerisinde erimektedirler.

Borç alındığı tarihte belirli bir miktar altına karşılık gelen borç geri alınırken üzerine belirli bir faiz koyulmasına rağmen faiz miktarı yeterli olmadığı için erimekte, geri ödenen borç altın bazında değer kaybetmiş olarak geri alınmaktadır. Yüz gram altın borçlanan birinden geri ödemesi yüz gram altın olarak alınmalıdır. Verilen borç altın bazında, bu yapılamıyorsa saat bazında iş gücü karşılığı veya ortalama bir mal değer endeksine göre yakın bir değerde geri alınmalıdır. Bir diğer ifadeyle altın endeksli sisteme geçilemiyorsa faizi yapılan tahminlere ve hesaplara bağlı olarak reel olarak sıfırlamaya çalışacak şekilde ayarlamak yerinde olacaktır. Bu şekilde toplumun parasına haksız yere el konulmamış olacaktır.

. kategorisine gönderildi

Faiz

“Allah’ın (başka) beldeler halkından alıp resulüne fey‘ olarak verdikleri, Allah’a, peygambere, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir; (servet) içinizden sadece zenginler arasında dönüp dolaşan bir şey olmasın diye böyle hükmedilmiştir. Peygamber size ne vermişse onu alın ve size neyi yasaklamışsa ondan kaçının. Allah’a karşı saygısızlık etmekten sakının. Kuşkusuz Allah cezalandırmada çok çetindir.” Haşr Suresi 7. ayet

Ayette “…servet içinizden sadece zenginler arasında dönüp dolaşan bir şey olmasın diye böyle hükmedilmiştir” ifadesinden servetin sadece zenginler arasında dolaşan bir şey olmasına neden olabilecek olası diğer durumların da engellenmesi gerektiği sonucu çıkarılabilir.

“Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.” Ali İmran Suresi 130. ayet

“İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.” Rum Suresi 39. ayet

Devletlerin bastığı kağıt para sisteminde para hacmi arttıkça enflasyon meydana gelmekte bu nedenle paranın alım gücü düzenli olarak azalmaktadır. Böyle bir sistemde yoktan para oluşturularak verilen borçlar zaman içerisinde erimektedirler.

Borç alındığı tarihte belirli bir miktar altına karşılık gelen borç geri alınırken üzerine faiz adı altında bir tekrar değerleme yapılmasına rağmen erimekte, geri ödenen borç altın bazında değer kaybetmiş olarak geri alınmaktadır. Bu arada oluşan fark negatif faiz veya faiz denilebilecek bir farktır. Faizden kaçınılması için yüz gram altın borçlanan birinden geri ödemesi 100 gram altın olarak alınmalıdır. Verilen borç saat bazında iş gücü karşılığı veya ortalama bir mal değer endeksine göre yakın bir değerde geri alınmalıdır. Altın bu noktada bunu sağlayan bir değer ölçü birimi olarak kabul edilebilir.

Yüz gram altın borçlanmış birinden emisyon miktarı sürekli arttığı için eriyen bir para birimi üzerinden faiz almıyoruz denilerek geriye 50 gram altın alınarak borcun kapatılması faizli bir işlemdir. Bu şekilde kredi alma imkanı olan zenginler negatif bir faiz oranıyla zenginleştirilmekte, servet parası olanlar arasında dönüp dolaşan bir şeye dönüşmekte, aradaki negatif faizin maliyeti tüm toplum tarafından ödenmektedir.

“Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık.İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.” Nisa Suresi 160. ayet

“Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.” Bakara Suresi 276. ayet

Borçların altın bazında alınıp verilmesi bir şekilde yapılamıyorsa, faizi yapılan tahminlere ve hesaplara bağlı olarak reel olarak sıfırlamaya çalışacak şekilde ayarlamak yerinde olacaktır. Bu şekilde bir yaklaşımla faize bulaşarak Allah’a savaş açmaktan ve servetin zenginler arasında dönüp dolaşan bir şey olmasından sakınılmış olunacaktır.

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve gerçekten iman etmiş iseniz faizden kalanı bırakın. Bunu yapmazsanız Allah ve resulü tarafından size bir savaş açıldığını bilin. Eğer tövbe ederseniz, haksızlık etmemek ve haksızlığa uğramamak üzere anaparanız sizindir.” Bakara Suresi 278-279. ayetler

. kategorisine gönderildi

Yeni Para Birimi

Uluslararası ticaret için yeni bir para birimi oluşturulması fikri ne kadar kısa sürede hayata geçirilirse, ABD dolarının ekonomik tahakkümünün sona erdirilmesi, dünya genelinde adil bir ticaret ve fiyatlandırma için gerekli ortamın sağlanması o kadar hızlı ve kolay olacaktır. Rezerv para birimi olacak bu yeni paraya ortak olan ülkelerin zenginleşmesi de bu sürecin kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkacaktır.

Herhangi bir ülkenin veya birden fazla ülkenin yeni para birimine katılmıyor olması yeni para biriminin oluşturulmasına engel teşkil etmemeli, süreci yavaşlatmamalıdır. Mevcut düzeninden memnun olan ülkeler mevcut para birimleri ve fiyatlarla yeni para birimiyle ticaret yapabileceklerdir. Yeni sisteme dahil olmak ve bunun nimetlerinden faydanlanmak isteyenlerin bunun için gerekli çabayı göstermeleri gerekecektir.

. kategorisine gönderildi

KISAS

“وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ”

“Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız.” Bakara 179

Kısasta ölçü önemlidir. Kısas’ı yapılacak hususun bire bir aynısı değil, olayın hakikatinin kısasının yapılmasına dikkat edilmelidir.

. kategorisine gönderildi

Seçim Şansı ve Ekonomik Değer

Ülkelere yeni bir uluslararası düzen için seçim şansı verilmelidir. Bazı ülkelerin mevcut düzende kalınmasını isteyeceğinden hareketle bu seçim şansı yok edilmemelidir.

Ekonomik faaliyet ve büyüklüklerin hesaplanması ve buna bakılarak uluslararası düzenin devamından yana olunması doğru olmayacaktır. Ekonomik faaliyetler ve bunların parasal karşılıkları doğru hesaplanmamaktadır. Bunlar reel bir perspektifle değerlendirilmelidir. Reel olarak bakıldığında ekonomik faaliyetin değerlenderilmesi tamamen başka olacaktır.

. kategorisine gönderildi

Birleşmiş Milletler

Birleşmiş milletler milletlerin birleşmesi neticesinde ortaya çıkmış bir yapıdır. Mevcut dünya düzeninde bu yapının mevcut haliyle bir anlamı kalmamıştır. Bu nedenle hakim paradigmaya karşı olan milletlerin ayrıca birleşerek alternatif bir yapı oluşturmalarının zamanı gelmiştir.

Dünyanın en büyük devletlerinden birinin devlet başkanı bu yapının uzantıları olan bir takım kurumlarca tutuklama emri ile aranmaktadır. Birleşmiş Milletler ve uzantısı yapılar mevcut savaşın bir tarafı olmuşlardır. Bu nedenle bu yapıların bir anlamı kalmamıştır. Bu savaşın bir tarafı olarak bu tarz bir karar çıkaranlara karşı kurulacak alternatif Birleşmiş Milletler Topluluğu tutuklama kararı çıkarmalıdır.

Mevcut Birleşmiş Milletler ve uzantısı yapılardan rahatsız olan yeterince devlet mevcuttur. Bunların gerek nufüs gerek askeri güç olarak ulaştıkları toplam değer dünyanın yarısından çoğunu rahatlıkla temsil edecek duruma gelmiştir. Bu nedenle yeni uluslararası adil düzenin ve gerekli kurumların bir an önce kurulmasının zamanı gelmiştir.

. kategorisine gönderildi

Nükleer Silahlar ve Savaşın Sona Ermesi

Nükleer silahların sürekli sözlü bir tehdit unsuru olarak kullanılması kesinlikle doğru değildir. Rusya nükleer silahları hangi şartlarda kullanacağını söylemekten vazgeçmelidir. Özellikle Ukrayna savaşı noktasında Rusya’nın nükleer silah kullanamayacağı açıktır. Bu nedenle bu boş tehdidin kullanılmasının hiçbir anlamı yoktur.

Ancak Ukrayna sürekli olarak Rusya toprakları olduğu ilan edilen bölgeye karşı taarruz düzenlemektedir. Bu durum savaşı çıkmaza sokmaktadır. Bu noktada Rusya’nın neden bu karşı saldırılara karşılık vermediği hayretle izlenmektedir. Rusya kendisine küçük bir saldırı yapıldığında buna kalkışanlara gerçekten pişman olacakları bir cevap verebilecek güce sahip bir ülkedir. Bunun için saldırılar durdurulmazsa veya saldırı olursa karşılık olarak ne yapılacağının önceden uyarı olarak söylenmesi ve akabinde saldırı gerçekleşirse gerçekten önceden uyarısı yapılmış can yakıcı bir cevap verilmesi yeterli olacaktır. Bu can yakıcı cevabın verileceği bölge dahi önceden belirtilmeli, sivil kayıplar bu şekilde sıfırlanmalı veya sorumluluğu ortadan kaldırılmalıdır. Savaş sona erdirilmek isteniyorsa ve saldırılar devam ederse verilecek karşılık kısa, hızlı ve giderek artan şiddette olmalıdır. Saldırı yapılması durumunda saldırmaya cüret edenlerin başını kaldırmalarına dahi müsade edilmemeli ve bu şekilde ciddi bir baskıyla savaş kısa sürede sona erdirilmelidir. İnsan katliamına yıllarca göz göre göre devam edilmesine gerek yoktur. Yapılması gereken kararlılıkla saldırıların durdurulması noktasında uyarmak ve buna rağmen saldırmaya devam eden tarafa verilecek kararlı cevabın ne olacağı noktasında bir kuşku bırakmamaktır.

. kategorisine gönderildi

Türk Dış Politikası

Türkiye’nin iradesi ABD ve NATO tarafından ipotek altına istenmektedir. Türkiye’nin belli sınırların ötesine geçmesine, bağımsız hareket etmesine bu iki yapı tarafından çeşitli şekillerde engel olunma gayretleri gözlenmektedir. Çeşitli kurumları aracılığıyla tehditkar altyapılı açıklamalarla Türkiye’de iktidar zaman zaman uyarılmakta ve bu tehditlerle kontrol altında tutulmak istenilmektedir.

Türkiye’nin iradesi hiçbir şekilde başkalarına teslim edilmemelidir. Türkiye’nin bütün sınırlamalardan kurtularak tam bağımsız hareket etme zamanı gelmiştir.

Bu nedenle bugün yapılacak Çin görüşmeleri ile başlanmak üzere Türkiye gerekli gördüğü ve menfaatine olacak bütün ilişkileri geliştirme noktasında gereken adımları atmaya başlamalıdır.

Türkiye tam bağımsız bir ülke olduğu için denge politikasının korunması önem arz etmektedir. Denge politikasının korunabilmesi de tam bağımsız hareket edebilme özgürlüğüne sahip olunmasına bağlıdır. Türkiye herhangi bir ülke ile geliştireceği ilişklileri üçüncü bir ülkeye sormak veya herhangi bir ülkenin çıkarlarına göre ayarlamak zorunda değildir. Sahip oldukları imkanları tehdit unsuru olarak kullanmak isteyen veya Türkiye’yi bir takım ilişkilerini ayarlama noktasında tehdit etmek isteyenlere gerekli karşılık verilmeli, tehditlere asla boyun eğilmeyeceği ve atılacak her adıma hak ettiği karşılığın verileceği açıkça ifade edilmelidir. Denge politikası bu eksende ayarlanmalıdır.

. kategorisine gönderildi

İsveç’in NATO Üyeliği

İsveç’in NATO üyeliği Kur’an-ı Kerim’e karşı İsveç’in sergilediği tutum, Kur’an-ı Kerim’e saldırı yapanlara İsveç tarafından sağlanan koruma ve saldırı özgürlüğü nedeniyle süresiz bir şekilde onaylanmamalıdır.

. kategorisine gönderildi

Kur’an-ı Kerim’e Saldıranlar!

Zümer Suresi 39/47:

وَلَوْ اَنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ مِنْ سُٓوءِ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَبَدَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مَا لَمْ يَكُونُوا يَحْتَسِبُونَ

And if those who did wrong had all that is in the earth entirely and the like of it with it, they would [attempt to] ransom themselves thereby from the worst of the punishment on the Day of Resurrection. And there will appear to them from Allah that which they had not taken into account.

O zalimler yeryüzündeki her şeye, hatta bunun yanında bir kat fazlasına daha sahip olsalardı, kıyamet günündeki korkunç azaptan kurtulmak için hepsini feda ederlerdi. Daha önce hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından onların karşısına çıkarılacaktır!

Cuma Suresi 62/8:

قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟

Şöyle de: “Biliniz ki, kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm, muhakkak gelip size çatacaktır. Sonra akıl ve duyularla idrak edilemeyeni de edileni de bilen Allah’a döndürüleceksiniz, O da size yapıp etmiş olduklarınızı bildirecektir.

Say, “Indeed, the death from which you flee – indeed, it will meet you. Then you will be returned to the Knower of the unseen and the witnessed, and He will inform you about what you used to do.”

. kategorisine gönderildi

Rusya-Ukrayna Savaşı

Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş batının silah desteğiyle sürekli olarak körüklenmektedir. Ancak Rusya’nın mağlup olması, ilhak ettiği bölgelerden çekilmesi söz konusu olamayacaktır. Buna rağmen savaşın kışkırtılması Ukrayna açısından daha büyük felaketlere yol açabilecektir. Rusya, topraklarının sürekli olarak saldırıya maruz kalması durumuna uzun süre sabretmeyecek ve Ukrayna’nın saldırı kapasitesini tamamen ortadan kaldırmak ve tam kontrolü sağlamak gibi yapmak zorunda kalacağı eylemlere girişebilecektir.

Bu basit ve açık gerçekler göz önünde bulundurulduğunda Ukrayna açısından en avantajlı harekat tarzının bir an önce ülkenin jeopolitik konumunun gerçeklerine uygun hareket etmek olduğu görülecektir. Ukrayna’nın mevcut jeopolitik konumu göz önüne alındığında Rusya gibi bir ülke ile bu şekilde inatlaşmasının ve mevcut harekat tarzının Ukrayna’nın menfaatleri ve uzun vadeli stratejik çıkarları açısından rasyonel bir zemine oturtulamayacağı da açıktır. Bu durumun Ukrayna ve yönetimi içerisinde de rahatsızlıklara yol açabileceği açıktır. Yürütülen batı propogandası ile olası rahatsızlıklar örtülmeye çalışılsa da biraz akıl yürütme ile Ukrayna için açık gerçeğin bu olduğu görülebilecektir.

. kategorisine gönderildi

NATO

Daha önce İsveç’in üyeliğinin haklı mazeretler olmaksızın ve Türkiye haksız konuma düşecek şekilde reddedilmesi uygun olmaz denilmişti. NATO ve İsveç’le ilgili teröre destek verme noktasında anlatılanlar üyeliğin reddi noktasında yeterince mazeret vermesine rağmen hiçbir mazeret olmasa da Türkiye İsveç’in üyeliğini uygun görmediği için reddetme hakkına sahiptir.

İsveç’in üyeliğine onay verilmemelidir. Türkiye’nin iradesi ipotek altına alınamaz.

Türkiye NATO’dan çıkmalıdır. Türkiye güvenliğini ve iradesini herhangi bir örgüte bırakmamalı, kimseden medet ummamalıdır.

Hükümet seçimlerden sonra şimdiye kadar yaptıklarından anlaşıldığı üzere 180 derece dönüş yaparak tekrar direksiyonu batıya kırmıştır. Bu hatalı politikadan bir an önce dönülmelidir.

Tam yeni dünyanın kurulma aşamasında hükümet çökmekte olan batıya son bir kez omuz vermiştir. Korkacak birşey yoktur. Türkiye yeni dünyanın kurulmasına liderlik edebilecek konumdadır.

. kategorisine gönderildi